Tuesday , September 29 2020

Çin’de 10 gün !!!

Çin’e gideceğim hiç aklıma gelmezdi, ta ki gidene kadar. Gerçekten de Pekin havaalanına inip de kalabalığın yüz hatlarının değiştiğini görünce nihayet idrak ettim; evet Çin’deyiz. Size aslında 12 gün olan bu seyahatten bahsetmeden önce buradan bu seyahati imkan dahilinde kılan süperbabane Özden anneme kocaman bir teşekkür gönderiyorum. Biz eğer babaneleri, iki oğlumu da (neredeyse 5 ve 1,5 yaşındalar) 12 gün bakma cesareti göstermese hiçbir yere gidemezdik, lakin bu kadar uzun yolculuklar küçük çocuklular için çok da ideal değil.

Öncelikle çok önyargıları olan bir insan olmamama rağmen Çin hakkında fikrim yokmuş ama zannettiğim bazı imajlar varmış ve bunlar bu seyahatte değişti. Tabi ki kırsal alanları dolaşmadık, hep şehir merkezlerinde ve turistik yerlerde dolaştık ama genel olarak, zenginler, heryer pek temiz, giyim kuşam veya teknolojide batıdaki bir şehirden farkı yok, her marka var, pahalı her marka da var, bazı yerlerde çok gösterişli binalar var, herşey yenebiliyor (istemediklerinizi belirtmeniz gerekiyor ör: domuz eti gibi…), kaos veya kavga rastlamadık, çok az polis gördük, genelde yardıma istekliler, İngilizce anlaşmak bazen çok iyi bilenleriyle bile çok zor olabiliyor.

Seyahat 12 gündü ve 2’si yolculukla geçti, aktarmalardaki beklemeleri falan saymazsanız sadece 13 saat kadar havada geçti (bizim uçuşumuz Abu-Dabi üzerinden Pekine’ydi).

Pekin: Kocaman bir şehir, 24 milyondu galiba.

Temple of Heaven (her yapıda rakamla 9 ve katları baz alınmış),

Echo Wall, Bell and Drum Tower,

Houhai Lake bölgesi,

Tiananmen Meydanı, Yasak Şehir (yürü yürü bitmiyor),

Çin Seddi (çık çık bitmiyor),

Yazlık Saray (dünyadaki en uzun koridor buradaymış),

Lama Temple (Tibet’den gelen dünyanın en uzun Buda heykelini gördük-18 metre ve 8 metre de yer altında, tek parça ağaçtan yapılmış, ve getirilmesi 3 yıl sürmüş..),

Wangfujing Snack Street (akrep, böcek satılan meşhuur yemek sokağı), Akrobat şov, 2 kişilik bisikletli çek çek yolculuğu, bir sürü alışveriş ve bir sürü Çin lokantası ve döner masada yemek kapmaca yarışı :)

Xi’an (Şian diye okuduk): küçük bir şehirmiş, 8 milyon kadarcık !!

Tarihi şehir duvarlarına çıkmak,

Big wilde goose pagoda ziyareti,

Büyük Cami (burası Çin’deki en eski camiymiş, Çin’de devlet din için para desteğinde bulunmadığı için bağışlarla ayakta duruyorlar; Budist tapınakları parıl parıl ama cami çok gariban kalmıştı !) ,

Hot Pot denen kaynar suda sofrada haşlama yemece ve Tang Dynasty Show adlı gösteri izlemece.

Terracotta Askerlerini ziyaret (-ki burası kendisi öldükten sonra beraber gömüleceği 8000 asker yaptırmış zamanın hanedeanı ve 1970lerde bir köylü toprağını kazarken bulmuş, devasa bir alan üzerinde ve hala kazılar devam ediyor, 2200 yıl önceki eserler)

Guilin: Burası kasaba sayılır,

Li nehri üzerinde manzaralı, yemekli, içinde garip yılanların olduğu içkili (isteyene !) gezi. Buradaki dağlar ve nehrin manzarası 20 yuan parasının üzerinde çizili.Yangshuo‘ya varış alışverişler, yemekler ve dünyanın en büyük açıkhava gösterisini izlemece ”Impression”, suyun üzerinde kayan platformlar ve devasa bir ekip.

Şangay:Galiba 28 milyon kadardı, çook büyük, hayatımda ilk defa şehir içinde 3. katta bir otoyolda diğer araçların üstünden uçarcasına yol aldım. çook kalabalık. Bir de moon festival diye onların 3 günlük tatiline denk gelmişiz, heryer insan ve araç kaynıyordu, yine de trafik akıyordu, bir de şimdi yazarken farkettim makas atan, çıkıp birbirine posta koyan delikanlı Çinli de göremedim hiç, ayıp ayıp.

Jade Buddah Tapınağı, resim de çektirmediler, tek parça yeşim taşından bir budha heykeli var,

Eski balıkçı köyü ziyareti ve bu sırada ufak bir nehir gezisi,

Şangay’ın meşhur ışıl ışıl gecesini, binalarını bol bol fotoğrafladığımız yemekli nehir gezisi,

Şangay şehir turu,

Yu Yuan Garden (sular, zigzag köprüler, balıklar, gül ağaçları, tipik eski Çin bahçesi ziyareti),

Ayak masajı yaptırmaca,

Müzikli eğlence yeri bulmaca, bool bol alışveriş yeri (ipek ürünleri, elektronik marketler, fake marketler) gezmece,  kafa göz yara yara pazarlık yapmayı burada öğrendim ve master degree oldum :))

Ve dönüş yoluna çıktık; eşimin hesabına göre otelden ayrıldıktan 32 saat sonra Ankara’da eve girebilmişiz. Çok uzun yoldu, eve geldik ve oğlanları kokladık ya işte o zaman yolculuk güzel geçti dedim.

Bu yazı, her ne kadar detaya hiç girmediysem de, Çin’e gitmeyi düşünen veya düşünmeyen herkese ufak bir tavsiye niteliğindedir. Bu organizasyonu mümkün kılan Tanju Bey ve Ayşe Hanıma da çok teşekkür ederiz.

Tekrar Kontrol edin!

Sahilde Oyun ve Faydaları

Sahilde Oyun ve Faydaları ? Yaz vakti geldiğine ben çok seviniyorum, çünkü kumsal zamanı başlıyor ve …

Leave a Reply