Saturday , September 26 2020

Öksürük, ateş ve ishal…yeteeer..

Bugün Efe’nin doğumgünü; oğlum 4ünü bitiriyor; çok mutluyum. Ama ben anlatmaya dünden başlayayım en iyisi. Dün benim için hem hastalar; hem aile bireylerinin sağlık işlemleri hem de Efe’nin krizde son noktayı koyan öksürüğü ile bayağı sıkıntılı bir gün oldu. Herhalde dedim bugün bitmeyecek. Aslında herşey sabah başladı; canım ablamın endoskopisi için hazırlanmış evden çıkacakken Efe’nin gece 5’te başlayan öksürük nöbetinin bitmemesi üzerine oğluşu yanımda hastaneye götürmeye karar verdim. Arabada teyzesi önde ve tetkik öncesi gergin, kendisi arkada uyuklamaklı ama gelen öksürük nöbetleri yüzünden perişan giderken küçük ablamı aradım ki yoldan alacağım; o da büyük ablamın yanında destek olmaya gelecek. Endoskopi sırasında alınan ilaçla sersem olunuyor malum, ablasına yardımcı olacak.Telefon açıldı ama ses normal değil; ”hayırdır ablacım nerdesin?”, ”Geliyorum ama iyi değilim; bulantım var ve başım dönüyor.” demez mi..Dadaam.. Anlaşıldı ki küçük ablam da Vertigo atağı geçiriyor. Onu da aldık arabaya ki başladı bende bir gülme; araba hasta nakil aracı oldu, iyi mi… Hemen annemle babamı aradım ki ”yetişin, yardım gerekiyor diye”, zaten yoldalarmış; içlerine doğmuş demek ki. Hastaneye bir girişimiz var ki sormayın, birini endoskopiye götürdüm; diğerini yukarı servise yatırdım; yazık oğlanın oksijen saturasyonu kalkınmıyor, kriz gibi öksürüğünden kusacak gibi bir de solunumu hızlandı diye onu da teyzesinin yanına yatırdık mı..Bir yandan da muayeneler dolmuş, hasta bakıyorum endoskopiye iniyorum; geri geliyorum hasta bakıyorum servise çıkıyorum. Büyük ablamı anneme, oğlanla küçük ablamı da babama emanet ettim; hastalara baktım. Öğle vakti geldi; oğlan fena, bir de annemi isterim diye serviste tutturmuş; oksijenini de almıyor ve ağlıyor. Mecbur öğleden sonraki birçok randevuyu iptal ettim; anlayışlı hastalarıma da buradan teşekkür ederim :)) Napıcaz peki? Alırsın Efe’yi, filmini çekersin, damaryolu açarsın, ilaç verirsin, oksijen verirsin, kulakları çınlasın Ebru ablaya (çocuk göğüs hastalıklarının en sosyal medyatik hocası :))) danışırsın; sonunda Efecik uyudu 4 saat, terleyerek uyandı ki sanki başka bir çocuk. Bu arada hastanede kalıcaz diye zaten doğumgününü de iptal ettik mi; ettik. Pastamızı iptal ettik, misafirlerimize durumu anlattık. Şükürler olsun ki Efe hızlı düzeldi; ablamın başının dönmesine de en favori KBB.cim, Efe’nin doktor Hakan abisi düzeltti. Eh gece vakti aldım ikisini ve nihayet hastaneyi terkettim. Sonu güzel olunca hastane macerasını anlatmak da kolay oluyor tabi, biz de sağ salim eve gelince kurtlandık ve dedik ki yarın Efe iyi olursa çocuk doğumgününü kutlamadan kalmasın. Ve nihayet bu sabah rahat uyandı; ateşi azaldı, solunumu kötüleşmedi. Biz de sabahın köründe pasta siparişimizi yeniledik (eh şimşek mcquinli pasta yapılacaktı ), yetişdirdiler de sağolsunlar. Kendi aramızda ailecek doğum gününü kutladık; partimizin tek şartı vardı; ”hastalıktan bahsetmek yasak”. Nice yıllara Efe’ciğim; Allah sana Mete’ye ve tüm çocuklara sağlık, sıhhat ve afiyetli uzun ömürler versin. Amin.

Tekrar Kontrol edin!

Sahilde Oyun ve Faydaları

Sahilde Oyun ve Faydaları ? Yaz vakti geldiğine ben çok seviniyorum, çünkü kumsal zamanı başlıyor ve …

Leave a Reply